Loading
30 Kasım 2015

Sosyal Medya Pazarlama SMM – Neden “AsosYAY” Medya kullanıyoruz?

Dijital Pazarlama, Güncel, Sosyal Medya Pazarlama SMMNo Comments

Şu anda buradasınız:, Güncel, Sosyal Medya Pazarlama SMMSosyal Medya Pazarlama SMM – Neden “AsosYAY” Medya kullanıyoruz?

Kendinizi 100.000 kişilik bir stadyumda düşünün, tam ortasında bir sahnenin üstündesiniz, stad tıklım tıklım, herkes canı sıkıldığı için oraya gelmiş ve sizin eğlendirmenizi bekliyor, az sonra sahne başlayacak, herkes sizin ağzınızdan çıkacak ilk kelimeyi bekliyor ve siz diyorsunuz ki, “mutfak tartılarında cehennemin dibine varan indirimler.”

 

 

İşte AsosYAY medya buduy. Gül bahçelerine çamurlu ayaklarıyla giren sarı çizmeli mehmet ağalar size diyorum. Evet evet sağdaki sana diyorum. Sadece sattığınız ürünleri YAYmaktan ibaret sosyay ağları kullanan, aslında hiç bir şey vermeyen ama çok şey isteyen AsosYAY’lara diyorum yani. Değeri yüzlerce milyar doları aşmış olan sosyal ağlar, zaten sizin mutfak tartısının reklamını bedava yayınlamak için kuruldu zaten dimi.Tartı satmayı öğrenmişsiniz ama “adam tartmayı” öğrenememişsiniz. Sosyal olmanın ne demek olduğunu anlamadığınız için sıfatın başına “A” koydum, “AsosYAY medya buduy” anlayışıyla yaydığınız içeriklerle sadece 7 yaş altı çocuklara hitap edebileceğinizden “buduy” dedim OK?

 

 

“Bak çok yüklendin bize, kızmaya başlıyoruz ama haa” dediğinizi duyar gibiyim… Birazdan biraz daha kızıp, sonra ” e ama onu desene, bizde şeettik boşuna” diyeceksiniz.

 

 

Ey SosYAY’cılar size yaşam hakkı yok mu? elbette var… İlla mutfak tartısı paylaşacak isen git hedefli reklam ver, sadece ihtiyacı olanların karşısına çıkar dimi? Bütün sosyal ağların bu tarz hedefleme mekanizmaları var ve gayet güzel çalışıyor…

 

 

Hatta o kadar ki, Facebook artık insanların ne zaman boşanacağını bile tahmin ediyor… Nasıl mı?

 

 

Erkek profil,adı mesut,  evli ve evli olduğu profilinde yazıyor, son zamanlarda Mesut’un Facebook’da arkadaşı olmayan kadınların profillerine her zaman alışılmış olan ve genel orandan daha fazla baktığını Facebook’un iş zekası (BI) toolları “şak” diye yakalıyor ve seni etiketliyor… Peki Facebook çok mu işgüzar bu bilgileri neden topluyor ve analiz ediyor?

 

 

Cevap

a) Dünyaya ve insanlığa hizmet için…

b) Mark Zuckerberg ve çevresindeki bür sürü elemanın canı sıkılıyor , vakit geçsin diye.

c) Ne bileyim banane…

d) Tabiki yeni bir “milyar dolar” daha kazanmak için…

 

 

 

Cevap olarak

“a” şıkkını seçenleri şöyle alalım.

“b” şıkkını seçenleri şöyle alalım.

“c” şıkkını seçenleri şöyle alalım.

“d” şıkkını seçenler yazıyı okumaya devam etsin…

 

 

Efem ne diyorduk, evet… Ferrari ile tarla sürülmez… Yani sosyal ağları yukarıda saydığım ve sövdüğüm gibi kullanmayınız. İlle de bu yoldan gitmek istiyorsanız o zaman o sosyal ağda hedefli reklam çıkınız. Yani söyleyecek bir şeyiniz varsa söyleyiniz, ya da sonsuza dek susunuz, aksi halde takibi bırakarak zaten kullanıcılar sizi susturacaktır.

 

 

Çünkü “hapşu” dersiniz milyonlarca kişi “çok yaşa” der, veya umursamaz veya “hızlıca öl” der. En kötüsü de umarsamamasıdır.

 

 

Peki “Nasıl olacakmış bu iş” diyorsanız, hemen izah edeyim…

 

 

———————————————————

Yazının bundan sonrası için cebinizde olması gereken sözleri buraya yazıyorum…

“Ayağını yorganına göre uzat”

“Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayacağı kadardır”

“Kadı anlatışa göre fetva verir”

“Eşek hoşaftan ne anlar (suyunu içer, tanesini bırakır)” (Doğrusu “hoş laf”tır ama böylesi de güzel :)

————————————————————

 

 

Öncelikle kime hitap ettiğinizi hiç bir zaman unutmayın… İnsana…

 

 

Sonra hangi insanlara hitap ettiğinizi unutmayın…Genç, yaşlı, kadın,erkek, hamile, evlenecek, emekli, dağcı, akademisyen, okur, lüks meraklısı vb. her neyse…. Bir düşünün kaykay satıyorsunuz ama sosyal medya uzmanınız hayatında hiç kaykaya ayak basmamış…Aerial, flip, slide, grind i bilmiyor.

 

 

Şirket, takipçileri ile arkadaş olacak…Olmak zorunda… Düşünsenize koskoca bir şirket, binlerce çalışan , çalışıp didinip, Anılcan’a ürün sunacak…

 

 

Nasıl ki büyük kalabalıkların sözcüleri vardır ve sadece bir kişi konuşur, şirketinizde de eğer sosyal medya uzmanı yoksa veya bir ajansla çalışmıyorsanız bir sözcü seçin ve tüm paylaşımları ona yaptırın. Bu kişi aranızda sosyal medya da en fazla etkileşimi olan kişi olsun. Etkileşimden kastım sabahtan akşama kadar “kader kaderse eğer beni niye yaktın zalım” tadında sürekli paylaşım yapan birinden bahsetmiyorum, en azından en fazla takipçisi olan kişiyi seçin…

 

 

Eğer fikrimi soracak olursanız en iyisi, sağlam ve sadece işi sosyal medya olan bir “Sosyal Medya Ajansı” ile çalışmaktır. Çünkü bünyenizde çalışan sosyal medya uzmanlarını tahmininizden daha fazla özgür bırakmanız gerekmektedir. Bu sayede onlar, müşterilerinize çok daha fazla yakınlaşıp harika işler çıkarabilirler. Ancak bir çok firma veya çalışan bu özgürlüğü çok yanlış anlamıştır, o sebeple bazen sağlıksız sonuçlar çıkabilmektedir.

 

 

İdeal hesap şudur…

 

 

Gücünüz 2 birim ise şirket içinden 4 birimlik  ve sosyal medya konusunda bilgili birine sosyal  ağlarınızı yönettirin. (zaten başka çareniz yok ama en azından ona bir kaykay alın ve kaykaya binmesini öğrenmesini sağlayın)

 

 

Gücünüz 4 birim ise dışarıdan 4 birimlik  ve sosyal medya konusunda uzman ve yaratıcı kafaya sahip birine sosyal  ağlarınızı yönettirin. (O da mutlaka kaykay kullanmayı bilsin veya öğrensin) :)

 

 

Gücünüz 4 birim ise (ve yazımı baştan itibaren okurken başka bir şeyle ilgilenmediyseniz) , dışarıdan 4 birimlik bir uzmanı çalıştırmak yerine, 4 birimi bir sosyal medya ajansına verin. Sizin için 4 birimlik 6 kişi çalışsın ve kafa yorsun. 4 X 6 = 24 birimlik sonucun şaşırtıcı derecede güzel olduğunu göreceksiniz.

 

 

Firmalarda çalışan sosyal medya uzmanı arkadaşlar şimdi ” olmadı hocam , bak bu olmadı” diyemeden önce, hemen izah edeyim.

 

 

Ne iş yapıyorsunuz, sosyal medya uzmanı… Her sabah işe 9’da başlayıp akşama kadar tamamen satış (veya operasyon) odaklı,yaratıcılığı hiç bir şekilde tetiklemeyen, renksiz duvarları olan bir ortamda,  sosyal medya üzerinden firmanızı temsil etmeye çalışıyorsunuz.Peki mutluluk seviyeniz Mariana Çukuru , olmasını istediğiniz ise Everest’in tepesi … Önünüzde 2 seçenek var, ya bulunduğunuz ortamı, her şeyiyle (ekip dahil) gerçek bir sosyal medya ajansı haline getireceksiniz. Ya da gidip o harika işler yapan ajanslardan birinde işe başlayacaksınız. Bence ikincisi… Çünkü oynadığınız oyun bir “takım” oyunu, ve 3. Lig’de toprak sahada bir yıldız olmak yerine 1. Lig’de takımın bir parçası haline geleceksiniz ve süper şampiyonluklar yaşayacaksınız.

 

 

Böylece ilaca ihtiyacı olan firmalar, bünyelerine “eczacı” almak yerine, gidip doktorla anlaşmalı profesyonel bir  eczacı ile çalışmaya başlayacaklar. Tüm “iyi” eczacılar da o eczanelerde işe girip şifa dağıtacaklar. Ütopya gibi değil mi? Yakında bunun gerçekleştiğini hep beraber hayretle izleyeceğiz.

 

 

İşte bu yüzden,

 

 

Bunda çalışmak yerine,

 

 

 

 

 

 

Bunda çalışın…

 

 

 

 

 

Farkında mısınız size yine hiç teknik bilgi vermedim…Ben ne bileyim sizin;

 

 

*Kitlenizin hangi saatlerde sosyal medya kullanımının daha yoğun olduğunu,

*paylaşımlarınızdaki görsel/metin oranının %20 ‘yi geçmeyecek şekilde hangi görseli çıkmanız  gerektiğini,

*Gün içerisinde kaç defa post çıkacağınızı ve aralıklarının ne kadar olacağını,

*Gelen yorumları ne kadar hızlı cevaplarsanız o kadar iyi olacağını,

*Hashtag kullanımı filozofisini ne kadar bildiğinizi,

*Kitlenizi ne kadar eğlendirip, bilgilendirip, önce algılayıp , sonra ağırlayıp, sonra uğurladığınızı

*Hitap tarzınızı (ben biz vs)

*İnsanlardan takip etmesini, yorum yapmasını, beğeni isteyip istemediğinizi,

*İçeriğinizin ne kadar kaliteli ve ilgi çekici olduğunu,

*Aşırı paylaşım yapıp yapmadığınızı,

*Her paylaşımdan belli bir süre sonra bu paylaşımları analiz edip etmediğinizi.

*Rock yıldızı gibi yüzbinlerce insana hitap ettiğinizi (ve bunun heyecanını) unutup unutmadığınızı…

*Samimiyet sosunu yeteri kadar katıp katmadığınızı.

 

Anlatabildim mi?

Peki yorumlar o vakit… :)

 

Bu yazıyı beğendiysen paylaşmak ister misin?

About the author:

Şu ana kadar dahil olduğu 12 adet start-up var. Bunların ikisinde Operasyon Müdürü , birinde Genel Koordinatör olarak görev aldı. (Biri e-ticaret paket sağlayıcısı olan) Geri kalan 9 adet start-up ın hepsinde başdanışmanlık yaptı. Bunun haricinde danışmanlığını veya mentorluğunu halen sürdürdüğü bir çok firma vardır. Umutunlu.com'da ve önde gelen e-ticaret portalların da e-ticaretin tüm enstrümanları ve operasyonları hakkında aktif olarak yazılar yazmaktadır. Birçok platformda röportajları, demeçleri, makaleleri yayınlanmıştır. E-ticaret operasyonları arasında ilk defa hayata geçmiş birçok inovasyona imza atmış veya ilham vermiştir. Yurt çapında önde gelen üniversitelerde ve profesyonel e-ticaret platformlarında, e-ticaret eğitimleri ve seminerler vermiş, birçok e-ticaret panelinde moderatör ve konuşmacı olarak yer almıştır. Türkiye'nin en büyük online teknoloji marketlerinden birinde Head of E commerce - BI&BD&DM - Genel Koordinatör olarak iş yaşamına devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Top